Meme Estetiği

MEME BÜYÜTME

Meme estetiği tüm dünyada kadın güzelliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görülür. Bu sebeple, her iki memenin eşit hale getirilmesi veya hacminin artırılması için yapılan meme büyütme operasyonu tüm dünyada en yaygın estetik ameliyatlardan biridir. Bu kadar sık tercih edilmesinin ana sebeplerinden biri de ameliyatın kişilerin görünümünde bir değişime neden olarak, bireyin kendine güvenini artırmasıdır.

Meme büyütme ameliyatlarında memenin arkasına yerleştirilen meme protezleri sayesinde meme çevresi ölçüsü birkaç sütyen ölçüsü artırılabilir. Hastanın sarkıklıkla ilgili bir şikayeti varsa, meme protezi ile memeler büyütülürken aynı anda meme dikleştirme ameliyatı da uygulanabilir.

Augmentasyon plastisi olarak da bilinen meme büyütme ameliyatı, mevcut meme hacmini artırmak için gerçekleştirilen cerrahi müdahaleye denilmektedir.

MEME ONARIMI

Kadınlarda en çok görülen kanser türü meme kanseridir. Bu hastalığı atlatan kadınlarda, memeden tümörlü dokunun alınması ya da kimi zaman memenin tamamının alınması gerekebilir. Bu durum bazı travmatik sonuçları ortaya çıkarabilir. Kişiler kendilerini eksik hissedebilir ya da yeteri kadar kadınsı görünmediklerini düşünebilirler. Meme kanseri nedeniyle memenin bir kısmının ya da tamamının alınmasına masteknomi ismi verilir. Meme rekonstrüksiyonu ameliyatları masteknomi ameliyatları sırasında da yapılabilir ve kişilerin meme kaybının etkilerini atlatabilmeleri için faydalı olabilir.

Meme onarımı tedavisinde kullanılan meme protezleri serum fizyolojik ve jel formülü olmak üzere ikiye ayrılır. Protezlerin dış yüzeyi silikon bir katmandan oluşmaktadır. Protez kullanılarak yapılan meme onarım operasyonu diğer yöntemlere göre daha kısa ve basit bir yöntemdir.

MEME DİKLEŞTİRME

Memeler, her zaman dişiliğin simgesi olarak görülmüştür. Vücutla uyumlu, dik ve diri memeler kadın güzelliğinin tamamlayıcısıdır ve kişilerin özgüvenini artırır. Memeler, zaman içinde doğum, emzirme, kilo alıp verme ya da kalıtsal nedenlerle şeklini kaybedebilir ya da sarkabilir. Bu durum birçok kadın için bir hoşnutsuzluk kaynağıdır. Deri fazlalıklarının alınarak meme konturunu çevreleyen dokunun sıkılaştırılması ve memelerin dikleştirilerek yeniden şekillendirilmesi amacıyla yapılan ameliyata meme dikleştirme ameliyatı adı verilir.

Meme dikleştirme ameliyatı sonrası dikişlerin üzerindeki ince bantlar dışında başka pansuman yapılmaz. Ameliyattan 24-48 saat sonra ameliyatta konulan drenler çekilir. Drenler çıktıktan sonra 1 veya 2 gün sonra duş alınabilir. Dikişler 15 gün sonra alınır.

Ameliyat sonrası sporcu sütyeninin kullanılması gerekmektedir. 4 hafta boyunca sürekli takılması önerilir.

MEME KÜÇÜLTME

Kadınlarda meme dokusunun büyümesinin sebebi kalıtsaldır. Hamilelik, emzirme ve kilo alıp verme gibi durumlar memelerdeki büyüklüğün ve sarkmanın artmasına yol açar. Memeler gereğinden fazla büyüdüğünde kadınlarda hem estetik sorunlara hem de boyun, sırt ve omuz ağrıları, fiziksel aktivitelerin kısıtlanması, istenilen kıyafetlerin giyilememesi, sütyen askısının omuzda yarattığı şekil bozukluğu gibi rahatsızlıklara neden olur.

Diğer adı indirgeme mammoplasti olan meme küçültme operasyonu, büyük göğüslerin boyutunu azaltmak için yapılan plastik cerrahi işlemidir.

Meme küçültme ameliyatının amacı, kişilerin eşit büyüklükte ve formda memelere sahip olmasını sağlamak, bu konudaki estetik kaygıları ortadan kaldırmak ve fiziksel şikayetleri çözümlemektir.

JİNEKOMASTİ

Jinekomasti, erkekte kadın tipinde meme dokusu oluşmasıdır. Yani erkeklerin göğüslerinin kadınsı bir hal almasıdır. Jinekomasti erkek nüfusunun % 50’sinde gözlemlenebilen bir sorundur. Erkeklerin vücutlarını kadınsılaştırdığı için ruhsal durumlarını kötü yönde etkiler ve özgüven kaybına sebep olabilir.

Bu yöntemde mikro kanüller vasıtası ile çok küçük kesilerden memedeki hem yağ dokusunu hem de meme dokusunu çıkartmak mümkündür. Bazı durumlarda klasik cerrahi teknik uygulamak gerekebilmektedir.

“Jinekomasti ameliyatı genellikle liposuction (kapalı teknik) yöntemi ile izsiz olarak ortalama 45 dakika süren bir operasyonla tedavi edilebilmektedir.”